Bende Kalsın Sevgin Sen Beni Öldürde Git

bende kalsın sengin sen beni öldür git

BEN DE KALSIN SEVGIN SEN BENI ÖLDÜR DE GIT

Hayatın bir yaninda durabilmek için tutunduğum dal’da olsan
Ben de kalsın sevgin sen beni öldür de git..

Ben dolaşırken kent-kent kimsesiz,
Sen benim payima duşen yaşamı’da tak koluna
öyle git..
Ben de kalsın gülüşün sen beni öldür de git…

Her hangi bir parktan bir demet gül derleyip
sevgiliye sunmaya benzemez gitmek,
Sen yine de sana derlenip sunulan bir demet gül kokusunu al da git
Ben de kalsın rayihan sen beni öldür de git…

Duygularım kuruyan bir nehir yatağı gibi de olsa
Yüreğim suya hasret kalmış topraklar gibi de çatlasa
Sen bahar tazeliginde
Sevinci koluna tak da öyle git
Ben de kalsın anılar sen beni öldür de git…

Acı istilasina da uğrasa bedenim
Damarlarimdan kan yerine kor da aksa
Sen munzur gibi güzelikleri
Koluna tak da öyle git.
Ben de kalsın güzel yanlarin sen beni öldür de git…

Beyaz düş kırıklıkları’da olsa her günüm
Anam takarken karaları yokluğuma
Sen bir gelincik beyazlığına bürün
Bütün düşlerimi koluna tak öyle git
Ben de kalsın umut sen beni öldür de git..

Bir yanım’da Irak gibi durmadan bombalar da patlasa
Diğer yanım Suriye gibi Sancilansa’da
Öbür yanim Iran gibi tenhalığa da bürünse
Sen cocuk düşüm , dort parcayi birleştiripte tak koluna öyle git
Ben Mezopotamya kalayım sen beni öldür de git…

Yüzüm solmuş bir fotoğraf gibi de olsa
Her hattın’da bin yıların Acısını’da taşısa anlım
Gözlerime mutsuzluk bir tül perde gibi de çökse
Tebessümü bir sir gibi de gizlesem
Sen mutluluğun potresini koluna tak da öyle git
Ben de kalsın şair sabrı sen beni öldür de git…

Kapım Asırlarca’da tıklanmasa
Pencerem hayata kapalı’da olsa
Güneş Sızmasa’da içerime
Sen yıldizlarımı tak koluna öyle git
Ben de kalsın mehtap sen beni öldür de git…

Her gece mum yerine
Fitilini yaksamda çaresizliğin
Huzun soframin vazgecilmezi olsada yalnizlik
Acilarimi eğlence haline de getirsem
Sen Çarelerimi ve eğlencelerimi tak koluna var git
Ben de kalsın sensizlik sen beni öldür de git…

Odam gülüşünle yankılansa da
Duvarlar seni bana fısıldasa da
Tanrı elini ayağını benden çekse de
Sen gülüşünü koluna tak öyle git
Ben de kalsın tevvekkül için de susmak sen beni öldür de git…

Allah u ekber dağları gibi
Tatar çölü yalnızlığına terk edilsem de
Cehenem sıcağı’da olsa bir yanim
Sen cenetimi koluna tak var git
Ben de kasın arasat sen beni öldür de git…

Bir yanım huysuz bir welet’te olsa
Diğer yanim taşısa’da isyan taşkınlarını 
Kuduz bir köpek gibi de saldırsa her yanim diğer yanima
Sen en mahsum yanımı tak koluna öyle git
Ben de kalsın yaşam sen beni öldür de git…

Esareti bir muska gibi de assam boynuma
Kollarımın en sade takısı olsa da kelepçeler
Ayaklarımı süslese de prangalar
Sen özgürlüğü’mü koluna tak öyle git
Ben de kalsın tüm yaralar sen beni öldür de git…

Savaş sonrası virane olmuş bir kent yeri gibi de olsa bedenim
Yukselen duman yureğimi de karartsa
Sen Ülkemi koluna tak öyle git
Ben de kalsın zaferin tatsız yanları sen beni öldür de git…

Dilim dilsizleşse de
Kör de baksam yarınlara
Aklım aklını yitirse de
Sen benliğimi koluna tak öyle git
Ben de kalsin deli yanlarım sen beni öldür de git…

Sana anılarla dolu bir dunya da bıraksam
Az yaşanmışlığın çokluğuyla da kavrulsam
Sen hüzün yerine tebessümü tak koluna öyle git
Ben de kalsın hicran sen beni öldür de git…

Olmazsa da umudum artık
Barış direncim kırılsa’da
Sevdam buharlaşıp havaya karışsa’da
Sevdamı , dağ çiceğimi , gonca umutlarımı koluna tak öyle git
Ben de kalsın ulaşılmaz şahiklar sen öldür de git…

Özlemine vurulsam da fıratın
Dicleye’de suskun da kalsam
Munzur çayın’da da kırılsam
Sen özlemlerimin toplamını koluna tak öyle git git
Ben de kalsın yarınlar sen beni öldür de git…

Surlarına yüzümün hürmetini sürdüğüm Amedi mi
Insanliktan nasip aldiğım Urfa yi
Hep kırgın bir yanımı temsil eden Dersi mi
Bir kale asaleti taşıyan Vanı’mı 
Şehirsiz kalışıma aldırmadan
Ülkemin bütün Şehirlerini koluna tak öyle git .
Ben de kalsın Sürgün günahların sen beni öldür de git…

Suskun Şair – Ümit Yaşar Oğuzcan

ümit yaşar oğuzcan

Suskun Şair – Ben Hiç unutmayacaksan Sev – Ümit Yaşar Oğuzcan

15.Mektup

Gözlerine baktığım zaman susmanın bir sebebi olmalı. Bana kendini anlat.
Korkularını, dileklerini söyle bana. Aşktan ne bekliyorsun? Dostluk mu? Al, istediğin kadar..Yüreğimi apaçık önüne seriyorum işte! Orada sevdiğin, istediğin ne varsa al, senin olsun. Sana arzularımın ötesinden sesleniyorum.

Aydınlık! Sen en güzel aydınlık! Bizi bırakma. Kalplerimizde girmediğin köşe kalmasın. Çek, kurtar bizi insan yaratılışımızın korkunç karanlığından. içimizde, ta derinlerde kükreyen o vahşi hayvanı sustur. Düşüncemizi tırmalayan o kanlı pençelerden kurtar bizi. Unutulmuşların dünyasında biz unutmak istemiyoruz.

Hadi sevdiğim sen de aç yüreğini. Dostluğun o ölümsüz ışığı dolsun içine. Saçlarımı okşadığın zaman, annemin eli sanmalıyım ellerini. Dudaklarından yalnız aşkın hazzı değil, dostluğun doyulmaz içkisini de içmeliyim. Bana önce insanlığımı öğret, bana unutmamayı öğret. Seni hiç unutmak istemiyorum.

Bilinmeyen içkilerin en zevk dolu sarhoşluğunda yaşayalım seninle. Kurtulalım bu korkulardan, bu çaresizliklerden. Beni hiç unutmayacaksan sev, usanmayacaksan sev. Birlikte yaşayacağımız her dakika ömrümüzün bir yılına bedel olmalı. O dakikaları hatıraların sonsuz mezarlığına gömeceksek hiç yaşamayalım.

Önce zamandan kurtulmalıyız öyleyse, önce zamandan kurtulmalıyız. Birbirini yenilemeli saatlerimiz. Yarın bu günü aratmamalı. Yerçekiminden kurtulurcasına aşmalıyız zamanı seninle. O zamanı, o dost zamanları.

Bana < gel > dediğin an; mesafeler de anlamını kaybetmeli. Yolları dakikalarla, günleri kilometrelerle ölçmeliyiz. Beraberliğimiz, bütünlüğümüz hiç bitmemeli. O hiç sönmeyen dostluk ateşinin çevresinde hep böyle elele, dizdize olalım. Ne yağmur söndürmeli o ateşi ne rüzgar. Yüreklerimiz hep böyle ışıl ışıl olmalı alevlerinde.

Hadi sevdiğim, sen de aç yüreğini. Bana kendinden bahset. Hep ben ol, durmadan ben ol istiyorum. Dudaklarım kurudu bak! Bir yudum su ver güzelliğinin pınarından. Acıktım dersem iyiliğinle doyur beni. Üşüyorsam; yalnız dostluğunun ateşinde ısınsın ellerim. Benim olma demiyorum. Ama önce ben ol. inan, ben hep senin olacağım, baştanbaşa sen olduğum için. Aşkta kaybettiklerimizi dostlukta tamamlayalım.

Gel aydınlık bizi bekliyor…

Ümit Yaşar Oğuzcan