arama

Med Reşiyan * Yaşadığımız Coğrafyada Kadın Olmak

Med Reşiyan Kimdir
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • admin
  • Beğen
    Loading...

Med Reşiyan Yaşadığımız Coğrafyada Kadın Olmak

YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYADA KADIN OLMAK

 

Geri kalmış henüz gelişimini tamamlayamamış,geleneklerin,tabuların gölgesinde yaşayan feodal bağları güçlü olan bir toplumda yazan bir Kürt kadını olmak başlı başına bir sorundur.

Bir taraftan toplumun bizlere dayatmış olduğu sosyo ekonomik ve kültürel baskılar,diğer taraftan mevcut sistemin asimilasyoncu,ayrıştırıcı,ötekileştirici, ret ve inkar politikalarının üzerimizdeki psikolojik yansımalarının yaratmış olduğu tahribat, benim küçük yaşta düzene karşı durmamı sağladı.

 

Kadına belli bir rol biçen, bedeni üzerinde söz ve fikir sahibi olan,kendi yasalarına,kurallarına göre şekillendirmeye çalışan her şeyi tek tipleştiren,farklılıklara tahammülü olmayan her alanda,her platformda kadını yaşamdan koparan,diline prangalar vuran bu zihniyet kadının,bireyin ve toplumsal özgürlüklerin önündeki engellerle daha fazla mücadele etmeme ve bu anlamda daha fazla gelişip direnmeme ön ayak oldu.

 

Sevgiden mahrum,insan yerine konulmayan ve farklı bir muameleye maruz kalan, insanları kutuplaştıran bu yozlaşmış düzenin içinde yaşamış ve bütün bu zorluklara göğüs germiş bir kadın olarak duygularımı,düşüncelerimi yazarak kağıda dökmenin,bu zincirleri kırmanın önemli basamaklarından bir tanesi olduğunu düşünüyorum.

Kadınsız bir yaşam yağmursuz çöle benzer.

Kadın anadır,aşktır,sevgidir,topraktır,hayatın ta kendisidir. Bunun tam tersini savunmak karanlığın içinde ışığın yönünü bulamamaktır ve kendi zindanında yok olmaktır.

Ben her zaman kalemin gücüne inananlardan oldum.

Benim şiirle buluşmamı sağlayan en önemli unsur, bir Kürt kadını olarak

Kürdistan’ da uygulanan vahşetleri,katliamları,kıyımları,parçalanmış umutları,boynu bükük aşkları duygu yüklü dizelerimle her koşulda,her alanda haykırmak ve sömürü düzenine karşı yükselen isyan çığlığı olmak.

Yaşadığımız coğrafyada o kadar çok kan ve gözyaşı döküldü ki kendisine insanım diyen ve içinde vicdan duygusu barındıran herkesin bu haksızlıkları sorgulaması gerektiğine inanıyorum.

Yaklaşık on yıldır şiir üzerinde çalışıyorum.üç yıl önce Dağların Ardındaki Çığlık adlı şiir kitabımla okuyucumla buluştum.ikinci kitabım Kurşunlar Ürkütmesin Serçeleri yayınlandı.Bir çok dergi ve gazetede şiirlerim yayınlandı ve Güney dergisinde yazmaya devam ediyorum.

Ayrıca 2019 yılının en iyi şairi ödülüne layık görüldüm.

Bir şair çağdaş,uygar ülke normlarına ulaşmış ve olayları geniş bir perspektiften değerlendirebilen,düşünceleri dar kalıpların içinde hapsetmeyen, dünya görüşü,ideolojisi olan mazlumun sesine kulak veren insanca bir yaşamı savunandır.

Hepimizin bildiği gibi kapitalist sistem gün geçtikçe büyük halk kitleleri için daha fazla tehdit daha fazla yoksulluk ve ölüm anlamına gelmektedir.

Insan hayatının daha değersiz hale geldiği bu hiyarerşik yapıda ,bir avuç insana hizmet eden bu bozuk çarkın ve dünyaya hakim olmaya çalışan bunun için her türlü çirkefliğe,zulme başvuran bu çarpık yapıya başkaldıran güçsüzün, mağdurun yanında yer alan ve sorgulayandır.

Şiir sevgi,eşitlik,bir çocuğun gözlerindeki sevinç,barış ve

öz gürlük demektir.

Erkek,egemen bir toplumda kadın her zaman ikinci sınıf insan muamelesi görmüştür.

Aile içinde küçük yaşta babasının,varsa erkek kardeşinin baskısı altında bir çok haktan mahrum bırakılmış,eğitimi kısıtlanmış,söz sahibi olamamış,aşağılanmış,dışlanmıştır.

Bugün Türkiye’nin geneline baktığımız zaman erkeklere oranla kadının eğitim düzeyi çok düşük olmakla beraber bir çok bölgede halen yok denecek kadar azdır.

Bu durum Kürdistan’ da çok daha büyük rakamlara ulaşmaktadır.

Tabii ki burda dinin rolü de çok büyüktür. Halen kadını meta aracı olarak gören, erkeğe kul köle eden bir toplumda kadın cinayetleri,tecavüz, dayak, şiddet her gün dört kat daha artmaktadır.Kadını cinsel obje olarak gören,küçümseyen,dört duvar arasına hapseden bir toplumda yazan bir kadın olmanın zorluklarını birebir yaşadım ve yaşıyorum.

Bugüne kadar her alanda düşünme yetisi elinden alınan kadının özgürlük mücadelesi vermesi birey olarak,insan olarak hak talep etmesi,önündeki duvarları yıkıp yaşamın bir çok alanında bende varım demesini kabul görmeyen erkek ve öğretilmiş değerleri tekrarlayan kadınlarında saldırılarının hedefi olabiliyoruz.

Duyguları bastırılmış yasakların gölgesinde kendini bulmaya çalışan bir toplumda şiir yazmak aşkı,sevgiyi,özlemi sosyal yaşamı yada insana dair güzel olan her şeye, duygumuzla, yüreğimizle,kalemimizle dokunduğumuz için bütün bunlardan mahrum kalan kişilerin olumsuz tepkileriyle karşılaşabiliyoruz…

 

Şiir benim için bir annenin gözyaşlarındaki çığlıktır.

Bir babanın feryatlarındaki isyandır

Bir çocuğun bakışlarındaki umuttur

Bir sevgilinin gözlerindeki aşktır.

Yaşama sevincidir,barıştır,özgürlüktür.

Bütün dillerden, renklerden insanları kucaklamak doğayı ve canlıları sevmektir.

Tarihten bu yana yok sayılan ulusal hakları gasp edilmiş Kürt halkının ve Kürt halkı gibi kendi topraklarında mülteci konumunda yaşayan yerinden yurdundan sürgün edilmiş,topraklarından koparılmış halkımın ve bütün mazlum dünya halklarının

sesidir.

Otoriter dikta rejimlere başkaldıran, insanca bir yaşamı savunan hiçbir ideolojinin,inancın insandan daha değerli ve üstün olmadığını dile getiren bunu kendine ilke edinmiş biri olarak,

Sömürünün,savaşın,ölümün olmadığı,çocukların bombaların gölgesinde korku ve endişeyle değilde güneşin sıcaklığıyla gülümseyerek güne merhaba dediği,adaletin,hukukun,demokrasinin gerçek anlamda işlediği bir düzende huzurun ve can güvenliğinin sağlandığı bir dünyada özgür bir yaşam diliyorum.

Med Reşiyan

 

Med Reşiyan Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edin Lütfen

Med Reşiyan Facebook

Med Reşiyan instagram